Ya GIT’de Yoksan

Onsekiz yaşıma girmiştim. Üniversiteyi bırakmış, ofisi kapatmış, freelancer şekilde çalışmaya başlamıştım.

Kuzenim aradı. “Kadıköyde bir turizm şirketi front-end developer arıyor, ben görüştüm ama başka bir yere daha sıcak bakıyorum, istersen sen de orayla görüş” demişti.

Gittim görüştüm, uçak bileti satılan ön tarafında react kullanılan bir web sitesinin html-css ile componentlerini çıkartacaktım. Beni koordine edecek muhteşem bir adamla çalışmaya başladım. Bugün paraşüt.com’da çalışan Aybars Hazar Şimşir ile.

Bana Sublime Text’i öneren, ofisteki herkes sigara molasına çıktığında sadece gelip su bardağını doldurarak işinin başına dönen, örnek alırsanız faydasını göreceğiniz çok iyi bir insan.

B2B uçak bileti uygulaması olan, o zamanlarda adını daha koymadıkları projenin Ticket List bölümlerini kodlamaya başlamıştım. Elimde bir tasarım olmadığı için kendi yaratıcılığımla ortaya bir şeyler koyuyordum. Aybars Abi isteklerini bana iletiyor, revize ediyor, react ile sisteme entegre ediyordu.

O gün geldi çattı..

Ticket List’in en önemli bölümleri olan tek yön – çift yön – aktarmalı uçuş gibi üç adet farklı versiyonun stil kodları bitmiş, entegreye hazır hale gelmişti. Sonra bilgisayarım mavi ekran verdi ve her şey ama her şey (hatırladığım kadarıyla 600 satır kadar css kodu -bu işte kifayet nicelikte değildir- ) uçup gitti.

Aybars Abi bana kızar sanıyordum ama gülerek iyi oldu dedi. “Sebebimiz oldu sana GIT öğretmek için..”

İlk Github profilimi Aybars Abi açtırdı bana. Bir ay o şirkette çalıştıktan sonra Mezun.com’a geçtim. Tabii ki kullanmadım oraya geçince, alışkanlığım oturmadığı için, back-end tarafında acemi olduğum ve zaten stres içinde çalıştığım için uzun bir süre GIT kullanmayarak alışkanlığımı yerle yeksan ettim.

Yıllar sonra karşıma bir adam çıktı..

Baran. Eşkıya demiyorlar ama bilinir bizim sektörde, incelikli çocuktur Baran. Baran Somaklı.

Dedi ki..
İşler var abi. Back-end tarafında bize eşlik edecek bir dost arıyoruz.
Eyvallah Baran dedim.
Hızlı olacak, temiz kod yazacak, arada da geyiğin dibine vuracak.
Eyvallah Baran dedim.
Bir de GIT kullanacak.!
Eyvah dedim Baran.. Ne yaptın..

Dedim ki çok şey değil, hem “contribution” barımız yeşillenir, hem de alışkanlığımız oturur. Ama kolay olmadı. Bu çocuk hep alttan ala ala, hatırlata hatırlata bana yeniden kazandırdı o alışkanlığı.

Boş bir vakit bulup Türkçe Git 101 klavuzuna göz gezdirirken bu olayın hikayesini de anlatayım, dostlara abilere de selam göndereyim istedim 🙂

600 satır CSS’imi yok eden bu hayat, bana iyi dostlar da kazandırdı.