Öz-Veri Kavramıyla Tanışın

Türkçe’de “Özveri” kelimesinin anlamı: bir ülkü, bir erek uğruna ya da gerçekleştirilmesi istenen herhangi bir şey için kendi yararlarından vazgeçme erdemi.

Biz ise bir tire( – ) ile yeni bir kelime türetelim. Buna Öz-Veri diyebiliriz. Ben bu yeni kelimeyi İngilizce’deki “Meta Data” kelimesinin Türkçe karşılığı olarak düşünmek istiyorum. Bir kelimenin dile kabul olması çok uzun sürebilir fakat bir yerden başlamak gerek.

Peki nedir bu Öz-Veri (meta data) ?

Hızlıca açıklamak gerekirse bir veri hakkındaki detayları saklayan veriler diyebiliriz. İçinde sadece rakamların olduğu tablonun öz-verilerinden birisi bu tablonun nümerik veri tipine sahip olduğudur. Yani veri tipi bir öz-veri (meta data)’dır.

Başka bir örnek verelim. Elimizde yapılandırılmamış bir metin veri var. Bu metinin içinde en çok geçen anlamlı kelimeleri listeleyip ayrı bir tabloda tutmak ona sağlayacağımız bir öz-veri (meta data) olacaktır. Aynı zamanda bu metinin hangi kaynaktan alındığı, hangi konu odağında yazıldığı, yazılma tarihi, yazarı ve kaynakçası da öz-verisini oluşturur.

Öz-Veri (meta data) ne için önemlidir?

Şirketler toplayabildikleri kadar çok data toplamaya ve depolamaya çalışıyor. Bu genellikle yapılandırılmamış veri ambarına dönüşen sunucuların ötesine gidemiyor. İş e-postaları, takip mekanizmasındaki soru-cevaplar ve bu tip içerikler..

Veri ambarımızdaki bu tip verileri kullanıp bir bilgi, istatistik elde edebilmemiz için bize verinin hakkındaki belli başlı soruların cevaplarının verilmesi gerekiyor. Bu da içeriği kaydetme aşamasında bizim ne kadar detaylı sabitler kullandığımız büyük önem arz ediyor.

İş maillerini gönderirken çeşitli etiketler kullanmak veya bu mailin içeriğinin hangi şirketle ilgili olduğunu da belirtmemiz gibi.

Bu şekilde elimizdeki veriler yapılandırılmamış dahi olsa onlara ulaşmak ve belli bir konu havuzunda odaklanmak için öz-veri çok faydalı ve gereklidir.

Ayrıca şirketlerin tepki hızlarını ve feedback kullanımlarını da büyük ölçüde pozitif etkiler.