Dijital Ajans Deneyimleri

Yazılım geliştirmeye başladığım ilk zamanlardan bu yana deneyimlediğim müşteri görüşmeleri, brief toplantıları, proje geliştirme süreçleri ve ekip yönetimi konusunda bildiklerimi ve yanlış bildiklerimi, yaşadıklarımı ve son anda vazgeçtiklerimi paylaşmak istiyorum.

16 yaşında bloglamaya başlamamla beraber, bu sektöre temas etmiş pek çok insanla da dostluklar kurmaya başladım. Bu insanlardan bazıları benim gibi yazılım geliştiriciliği ile ilgilenirken, bir kısmı da tasarımcı, grafiker ve yöneticilerdi. Ama benim püf noktalar ve ipuçları bakımından en çok beslendiğim kitle tabii ki müşteriler oldu.

Bu durum meslek hayatımın son 2-3 yılını da etkileyerek beni teknik bir adam olmaktan daha çok iş geliştiren ve pazarlama sosyolojisine yatkın bir insan olarak konumlandırdı.

Mevcut olarak hala Sublime Text ve Filezilla ikilisi arasında mekik dokuyor olsam da, müşterilerimin dijital pazarlama faaliyetlerinde danışmanlık vermeye de başlamıştım.

İlk Zamanlar

İlk web tasarım ofisimi, 18 yaşında -üniversiteyi bıraktıktan bir hafta sonra- açtığımda bildiklerimle, bugün 23 yaşımda bildiklerim arasında kahkahalar atılacak kadar çok fark ve hatalar olduğunu gözlemliyorum.

Zaman Yönetimi

Örneğin ilk adımları atmaya başladığımız o günlerde, çevik – hızlı – gözlemlenebilir olmamız gerekiyordu. Fakat biz wordpress ve eklentiler ile çözebileceğimiz her iş için kendi yapılarımızı oluşturmakla uğraşıyorduk. Bu bir çeşit amerikan rüyasıydı ve biz “kendine özgü” olmaya çalışırken aslında zaman maaliyetini ölçekleyemiyorduk.

Para Yönetimi

18 yaşında ki bir işçi çocuğu için fatura-gider pusulası kullanmak, ön ödemeleri ve başlangıç ihtiyaçlarını yönetmek en başta kolay olmamıştı. Şimdiki zamana göre çok cüzi bir rakam olan 500 TL kirayı dahi bazen kira gününün sabahında R10.net gibi forumlardan müşteri bularak ve ön ödemeyi alarak yatırıyorduk. Bu durum bize dar zamanlarda nerelerden, nasıl müşteri bulabileceğimizi öğretmeye başlamıştı ama bu dar zamanları kendimiz yarattığımız için iktisadi olarak hep negatif durumdaydık.

Müşteri İlişkileri

müşteri ilişkileri

Ve en önemlisi.. Belli bir yaşa gelene kadar babamdan öğrendiğim en tuhaf şey onun yıllardır çalıştığı şirket dışında bir yerde çalışamayacağıydı. Hali hazırda çalıştığı yerden defalarca istifa etmesine rağmen kurucu kadrosunda yer aldığı bu yapı kimyasalları uygulama firmasına gönlü alınarak geri çağırılıyordu. Babam tanıdığım ilk KİLİT ADAM‘dı.

Müşterilerimle görüşmeye giderken hep bu niteliği düşünürdüm. Kilit adam olmak…

Fakat kilit adam olmanın hizmet sektöründeki karşılığı dışa bağımlı bir çalışma tarzına sahip olmakmış, bunu da ilk zamanlarımda öğrendim. Kendi bulunduğum ekipte bu işlevi göstermem gerekirken, 19 yaşındayken müşterilerinin ofisindeki network kablolarını döşeyen bir yazılımcı oluvermiştim. Bu hiç gurur yaptığım bir konu olmadı aksine genç bir adamın bu denli uğraş gösterdiğini gören orta yaşlı holding patronları, yaptıklarımı uluslararası toplantılarında bir arge ürünü olarak sunmaya başlamışlardı. 20 yaşına girdiğimde Cezayir’li bir iş adamıyla bir tercüman sayesinde ilk uluslararası iş toplantımı yapıyordum. (19 yaşındayken Mezun.com fuarlarında bir çok üniversite yetkilisiyle de konuşmuştum fakat o konuşmalar iş bağlantısı veya kazanca dönüşmemişti.)

Müşterilerimle görüşmeye giderken giymek artık daha klasik ayakkabılar tercih ediyor, triko kazaklar yerine kazandığım her kuruşla polo yaka t-shirtler, gömlekler, kanvas pantolonlar alıyordum. Bu size basit gelebilir ama doğduğu günden bu yana babasını şantiye elbiseleriyle görmüş bir çocuk için giyinmeyi öğrenmek çok zor olmuştu.

Hele doğru cümleleri kurmak, konuşurken riske girmek ve insanları davranışlarından çözümleyerek onlara göre iletişim kanalları seçmek çok çok çok zor öğreniliyordu.

İş hayatımın çömez zamanları bir kaç nasır, sıfır maddi birikim, bozulan dostluklar, yeni tanışılan insanlar, diğer insanlara güvensizlik ve tüm bunlara rağmen yeterli özgüvenle ardımda kalmaya başlamıştı.

Bugün Neler Değişti?

Bu sorunun o kadar çok cevabı var ki sanırım devam eden bir çok yazıya zemin hazırlamış olabilir. Ben yine de Zaman, Para ve Müşteri ilişkileri konusunda bazı temel değişimleri burada aktarmak istiyorum.

gelişmek

Zaman Yönetimimde Neler Değişti?

Bugün Qlavye ekibi olarak çekirdek bir dijital pazarlama ajansının temellerini atmaya başladık. Haliyle ekipteki herkes kendi yönetimini yapmakla mükellef ve bu olay belli bir deneyim istiyor. Özetle anlattığım hataların bugün bana pozitif anlamda geri dönüşleri oluyor.

Gelen talepleri takvimlemek, raporlamak, iş paylaşımı yapmak ve yayına almak oturup sıfırdan kendi başıma bir proje çıkarmaktan daha zor. Fakat bir çok proje ve liyakatlı bir ekiple bu projeleri yönetmek için uygulanması gereken yöntem bu yolu doğru yönetmek.

18 yaşımdan bu yana bir çok açık kaynak proje için geliştirmelerde bulundum ve bir çok açık kaynak projeyi kendi işlerimde kullandım. Bu yöntem ile bazı şeyleri en baştan keşfetmek zorunda kalmadım. Sıfırdan CMS’ler yazmak yerine kullandığım CMS sisteminde isteklere özgü geliştirmeler yapmayı öğrendim, bu alanlarda profesyonelleştim. Bugün wordpress platformunda çalışan 10’dan fazla eklenti, 80’den fazla şablon kodladım ve ihtiyaçlar dahilinde bu arşivlerden yararlanmayı öğrendim.

Sadece kendi işimi iyi yapmanın çoğu zaman yeterli olmadığını, insanlara da bazı çevik yöntemleri öğretmenin bana katkıda bulunduğunu gördüm. Zamanında düştüğüm hatalara düşenlere deneyimlerimden ve geliştirdiğim yöntemlerden detaylıca bahsettim. Bugün Qlavye ekibinin en büyük kazancı ekip olmaya inanan insanlardan ve özveriden oluşmasıdır.

Para Yönetimimde Neler Değişti?

Zamanımızda nakit akışlarını yönetmek büyük bir problem değil. Küçücük bir excel tablosu bile sabit giderleri, sürpriz giderleri ve gelir akışını şemalandırmak için yeterli. Aylık kazancımız ne olursa olsun giderleri minimize etmenin önemini; hiç kullanmadığım servislere telefon faturama ek 150 lira fazla ödediğimi fark ettiğim gün anladım.

Temel ihtiyaçlar, iletişim ve ulaşım harcamaları her ay sabit bir şekilde çıktı olarak yazılıyor, bunun yanında birikim hedefleri de var. Kalanı biriktirmek yanlış, birikimden geriye kalanı harcamak gibi bir şartınız olmalı. Birikim hedeflerini de ona göre belirlemelisiniz. Geriye kalan miktarı ise bir şekilde ihtiyaç olmadıkça elde tutmak, ay sonunda birikim hedeflerine aktarabildiğimiz kadar aktarmak gerekiyor.

Yüksek teknoloji ürünü üreten herkes dünyanın her yerinde gerçekten iyi bir gelir bandında kazanç sağlıyor. Ben ek gelir konusunda herkesin elinden geleni yapması gerektiğini bahsettiğim o büyük patronları gözlemleyerek öğrendim.

Bir işçi çocuğu babasından bu olayları öğrenemiyor. Haliyle paraya saygı duyan (bu paraya tapmak manasında değil, kazancı kutsallaştırmak manasında) bir kültür geliştirmeniz gerekiyor. Bunu başardıktan sonra aylarca işsiz kalsanız dahi, kazanç elde etmenin bir çok yöntemiyle hayatınıza devam edebiliyorsunuz.

Müşteri ilişkilerimde neler değişti?

Bir çok kez Dijital Reklam Ajanslarının çalışma prensiplerini birincil ağızdan dinleme fırsatım oldu. Bunların başında Kent Creativist kurucusu Memetcan Biber ve Digital Exchange kurucusu Emrah Pamuk ile olan abi-kardeş ilişkimin büyük payı oldu. Üsluptan, sunuma, brieften, çevik geliştirmeye kadar bir çok detayın inceliklerini öğrenmek adına yüzlerce makale ve eğitim videosuyla birlikte fiili olarak da deneyimleme fırsatım oldu.

Hata yapmaya hala devam ediyorum. Bu hala öğrenilecek çok şey var demek. Ne zaman her şeyi mükemmel yaptığıma inanma gafletine düşsem, her şeyi en baştan süzmeye başlıyorum.

İş hayatında kimse kimseye yaşından, maddi durumundan veya ailevi sorunlarından dolayı inisiyatif tanımak zorunda değildir. Bahaneler üretmek yerine iş üretimine ve takibine yönelmek zorunda olduğumu öğrendim. Her ay en azından 5-10 günümü anne ve babamın hastalıkları sebebi ile hastanede geçirmek zorunda olduğumdan çoğu geceleri telafi amaçlı uykusuz geçirmeye başladım. Eğer böyle olmazsa mesai saatlerine mahkum, tek gelir kaynağı olan ve memuriyet tarzında yaşama kafeslenmiş olacaktım.

Maalesef benim hayatımı yaşıyorsanız ayda bir kaç iş günü ofise gelemeyebiliyorsunuz. Çünkü annenize bakacak birini bulamamak, travmatik ağrılar çektiği günlerde yanında kalmak gibi durumlarla bolca karşılaşıyoruz. Unutmayın bazı özgürlükleri kazanmak için bazı fedakarlıklarda bulunmak zorundasınız.

Bu tür sebeplerden dolayı çalıştığım şirketlere dahi müşterilerim olarak baktım. Bu yanlış bir bakış açısı olmadı. Bana uymadıkları taktirde işlerimden ayrıldım fakat mutlaka bir süre daha dışarıdan kendilerine çözüm ortaklığı teklif ettim. Bir çoğu kabul ederek, müşteri portföyümde yer aldılar.

Müşterilerinin ofislerine kablo çeken amatör bir yazılımcıdan, bugün patronlarıyla çözüm ortaklığı yapan, bir çok ekiple genç yaşında çalışma fırsatı bulmuş ve iş ilişkilerinin acı-tatlı yönlerini kabullenmiş birine evrildim çünkü prensiplerimi bu doğrultularda geliştirdim.

Eminim dijital pazarlama, yazılım gibi sektörlerde profesyonel anlamda yer almak isteyen insanların merak ettiği bir çok sorunun da cevabını deneyimleyerek öğrendim.

Bu yazının devamında bu detayları açarak ilerlemeyi planlıyorum. Sizlerin de soruları olursa mutlaka bana meteturkdonmez@gmail.com adresinde ulaşın. En azından tanışmış, istişare etmiş oluruz. Networking güçtür.